0 Comments

Ulan İstanbul Replikleri

Ulan İstanbul yaran diyaloglar, replikler, komik sözler. Ulan İstanbul dizisi.

Yapım: 2014 ~ Kanal D
Tür: Suç, Komedi, Macera, Aksiyon
Yönetmen: Murat Onbul
Senaryo: Uğraş Güneş
Oyuncular: Uğur Polat, Şebnem Bozoklu, Sevtap Özaltun, Erkan Kolçak Köstengil, Kaan Yıldırım, Caner Özyurtlu

Konu: İstanbul'un en marjinal suç çetesi... Kandemir ve ekibi usta dolandırıcılıkları ve hırsızlıklarıyla yaşamlarını geçirmektedirler. Ancak bu ekip bildiğimiz hırsızlara benzememektedir. Robin Hood'un felsefesiyle zenginden çalmakta ancak bunu ele de yedirmemektedir. Dolandırıcıları dolandıran ekip büyük bir özveri ve özgüvenle İstanbul'da çarklarını döndürmektedir.

Ulan İstanbul Replikleri;
Sevda mezarlığında seni seviyorum diyemediklerimiz yatıyo. bizim en büyük fazlalığımız çok eksik olmamız be abi.
- Kim yaptı bu balı?
- Rahmetli kimya öğretmenimiz Heisenberg. 
- Bizim tek eksiğimiz ne biliyor musun?
- Ne?
- Eksiğiz. komple eksiğiz. aslında hiç yokuz.
- Hayati bey ne yapıyorsunuz?
- Hayati... Tesbih... Yok o öyle değildi?
Hayati: Kanuni Viyana'yı kuşattığında Sadrazam kimdi?
Gıyas: Ozan Güven.
Abi bizim malı üreten kimya öğretmeni var ya, bacanağı narkotiktenmiş. (Breaking Bad :p)
(Meltemden bahsederken):
Matureyle MILF arasi bir şey.
- Ya peçeteye şarkı yazma mı kalmış ya...
- N'apalım? Mail mi atalım?
- Halay başınız da geldi. gelsin başını o tutsun.
- Bu halayı bana lutfeder misiniz?
Oğlum biz seni haberler öncesi dizi tekrarlarıyla büyüttük. O yüzden böyle gerizekalı oldun.
Lan 5 defa DNA testi yaptırdım, araya adam koydum yine benim oğlum çıktın!
Orman vasfını yitirmez insan vasfını yitirir.
- Pardon jandarma sakal bırakabiliyor muydu?
- (Karlos) Ne sakalı lan, sen bana rüşvet mi teklif ediyon!

0 Comments

Nuh Büyük Tufan - Noah Replikleri

Noah replikleri, Nuh Büyük Tufan efsane sözleri, filmin konusu. Hz. Nuh sözleri.

Yapım: 2014 ~ ABD
Tür: Aksiyon, Macera, Dram
Yönetmen: Darren Aronofsky
Senaryo: Darren Aronofsky, Ari Handel
Oyuncular: Russell Crowe, Jennifer Connelly, Anthony Hopkins, Ray Winstone, Emma Watson, Logan Lerman, Nick Nolte

Konu: Adem ve Havva'nın ölümünden sonra yeryüzünde giderek kötülük hakim olmaya başlamıştır. Açlık, kıtlık ve şehvet düşkünü insanlığı esiri altına almıştır. Dünya yıkımın eşiğindedir ancak hiç kimse bunun farkında değildir. Yaradan, son umut olarak Nuh'a dünyadaki bu kötülüğü yok etmesi için bir mesaj göndermiştir. Nuh, karısı ve çocuklarıyla birlikte gelen tufana karşı ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışacaktır.

Nuh Film Replikleri;
İstediğimi almazsam kahrolayım!

Su mu? Babam 'ateş' olacağını söylemişti.
Ben suyu gördüm. Suyla gelen ölümü! Ölümü gördüm, sonrasında gelen yeni bir hayat gördüm.

Yaradan bu dünyada olanları umursamıyor. Kabil'i işaretlediğinden beri, kimse ondan haber alamadı. Yalnızız burada. Yetim çocuklarız. Bizi, alın terimizle hayatta kalmaya zorlayarak lanetledi! Bunu yapmak için elimden ne geliyorsa yapmazsam kahrolayım!

Size bir hikaye anlatayım. Başlangıçta, hiçbir şey yoktu. Sonsuz karanlığın sessizliğinden başka bir şey yoktu. Ancak Yaradan'ın nefesi dünyaya doğru geldi, fısıldayarak; "Işık olsun." dedi. Ve ışık oldu. Hem de çok güzel oldu. İlk gün. Ve sonra, şekilsiz ışıklar şekillenmeye başladı. İkinci gün. Ve Dünyamız doğdu. Güzel, narin evimiz. Ve büyük, sıcak bir ışık günlere hükmetti. Ve daha az bir ışık, gecelere hükmetti. Ve sabah ve akşam oldu. Bir gün daha. Ve dünyanın suları bir araya toplandı ve tam ortasında kuru toprak ortaya çıktı. Bir gün daha geçti. Ve yerde yeni şeyler yetişmeye başladı. Yaradılışın üzerinde; yeşil, kalın bir örtü oluştu. Ve sular da, hayat ile doldu. Artık var olmayan büyük deniz canavarları vardı. Çok kalabalık balık sürüleri oldu, bazıları hala bu denizlerin altında yüzüyor olabilir. Ve sonrasında, gökyüzü kuşlarla doldu. Ve akşam oldu. Ve sabah oldu. Beşinci gün. Şimdi tüm dünya hayatla doluydu. Sürüngenler, emekleyenler ve yürüyen hayvanlarla... Ve iyiydi de. Hepsi çok iyi olmuştu. Işık, hava, su ve toprak vardı. Hepsi de temiz ve lekesizdi. Bitkiler ve balıklar, kuşlar ve hayvanlar vardı, hepsi kendi türünden sonra. Hepsi, harika bir bütünün parçasıydı. Her şey yerli yerindeydi. Tam bir cennetti. Yaradan'ın avucundaki bir mücevher. Sonra Yaradan, erkeği yarattı. Yanında da kadını. Hepimizin anne ve babasını. Onlara bir seçim sundu. Ya karanlığa kapılıp gideceklerdi, ya da ışığa tutunacaklardı. Ama onlar yasak meyveyi yediler. Masumlukları yok olmuştu. Ve Adem'den bu yana, on nesil boyunca günah aramızda yürüdü. Kardeş kardeşe karşı... Millet millete karşı... İnsanlık, Yaradılış'a karşı... Birbirimizi öldürdük. Dünyayı kirlettik. Bunu biz yaptık. Bunu insanlık yaptı. Her şey çok güzeldi, her şey çok iyiydi ama biz mahvettik. Şimdi... Yeniden başlıyor. Cennet geri dönüyor. Ama bu sefer, bu sefer insan filan olmayacak. Bahçe'ye bir kez daha girersek, onu bir kez daha mahvederiz. Hayır. Yaradan bizi yargıladı. İnsanoğlunun sonu gelmeli.